Ufak ya da büyük (kimilerine göre giden hediyenin veya etkinliğin büyüklüğü, kimilerine bütçe, kimilerine göre kampanya ya dahil olan kişi sayısı… Bence tek cevabı “alınan geri bildirim”…) kampanyalar ile markalar sosyal medyada yerlerini alıyor. Ya da aldıklarını sanıyorlar.
Neden mi?
Marka bir kampanya yapıyor, bu kampanya projesinin bir süreci oluyor. Bu süreç, eğer varsa hediye ve davetlerle markanın sosyal ağlar üzerinde konuşulmasını sağlıyor. Bunun için küçümsenmeyecek bütçeler ayrılıyor.
Eee sonra?
Farklı süreçler gösteren bu kampanyalar bir süre sonra kaybolup gidiyor. Evet bazen hatırlıyoruz, x marka şunu yapmıştı… O kadar!
Yeterli mi?
Kampanya yapmak ile varolmak arasında kalın bir duvar var. Eğer kısa/uzun süreli bir kampanya yapıp sonra bir daha bakmayacağın mecralara girmenin anlamı ya da mantığı yok.
Yani?
Varolmayı bilmek, markayı bu mecralar varolmasını korumak, marka elçileri yaratmak, toplulukları kontrol etmek gerekiyor. Tabii ki müşterilerinize yönelik avantajların sunulacağı kampanyalar yapılmalı ama sadece kampanya yapmak için sosyal ağlarda bulunmak yanlış. Markanın varlığını korumaya yönelik çeşitli projeler yapılmalı… Uzun soluklu projeler, doğru stratejiler ilerler…
Aksi halde, ne gönderdiğiniz hediyenin, ne gerçekleştirdiğiniz etkinliğin, ne de bu iş için yatırdığınız bütçenin hiç bir anlamı olmaz.
Sayın Murat Kahraman‘ın Sosyal Medya 101 isimli kitabında bahsettiği örnek sosyal medya kampanyaları ve bu kampanyaların geri bildirimlerini görmeniz mümkün. Murat Kahraman’ın kitabında adı geçen tüm sosyal medya kampanyalarına tekrar incelemek istedim.
Yapıldıkları tarihte büyük ilgi gören bu kampanyalara tekrar baktığım zaman gördüğüm, markaların sosyal ağları kullanmayı bıraktıkları. Evet, çünkü hepsi birer kampanya, hiç biri sosyal medya da varolmak için yapılmış projeler değildi.
Bu marka için büyük bir hata. O kadar başarı kampanya yaptıktan sonra neden sosyal medyada varolmaya devam etmediniz?
Ufak ya da büyük (kimilerine göre giden hediyenin veya etkinliğin büyüklüğü, kimilerine bütçe, kimilerine göre kampanya ya dahil olan kişi sayısı… Bence tek cevabi “alınan geri bildirim”…) kampanyalar ile markalar sosyal medyada yerlerini alıyor. Ya da aldıklarını sanıyorlar.
Neden mi?
Marka bir kampanya yapıyor, bu kampanyanın projesinin bir süreci oluyor. Bu sürec, eğer varsa hediye ve davetlerle markanın sosyal ağlar üzerinde konuşulmasını sağlıyor. Bunun için küçümsenmeyecek bütçeler ayrılıyor.
Eee sonra?
Farklı süreçler gösteren kampanyalar bir süre sonra kaybolup gidiyor. Evet bazen hatırlıyoruz, x marka şunu yapmıştı… O kadar!
Yetiyor mu?
Kampanya yapmak ile varolmak arasında kalın bir duvar var. Eğer kısa süreli bir kampanya yapıp sonra bir daha bakmayacağın mecralara girmenin anlamı ya da mantığı yok.
Yani?
Varolmayı bilmek, markayı bu mecralar varolmasını korumak, marka elçileri yaratmak, toplulukları kontrol etmek gerekiyor. Tabii ki müşterilerinize yönelik avantajların sunulacağı kampanyalar yapmak gerekiyor ama sadece kampanya yapmak için sosyal ağlarda varlığınız korumak için yapılmalı…
Sonuç
Sosyal medyada bulunmak irili-ufaklı, kısa-uzun vadeli kampanya yapmak değildir.